Ana Sayfa Seçtiklerimiz 22 Kasım 1976: İsyanımızın neşesi Sevgi Soysal - Yeşim Dinçer

22 Kasım 1976: İsyanımızın neşesi Sevgi Soysal – Yeşim Dinçer

30 Eylül 1936’da İstanbul’da dünyaya gelen Sevgi Soysal, mimar-bürokrat bir babayla Alman bir annenin altı çocuğundan üçüncüsü olarak büyüdü. İlk öykü kitabı Tutkulu Perçem 1962 yılında, çok az sayıda basıldı ve ancak yazarın yakın çevresine ulaşabildi. İkinci kitabı Tante Rosa (1968) oldukça sınırlı bir ilgiyle karşılandı ve “çeviri kokuyor” diye eleştirildi.

Bununla birlikte ilk romanı Yürümek 1970 yılında TRT Başarı Ödülü’ne, ikinci romanı Yenişehir’de Bir Öğle Vakti 1974’te Orhan Kemal Roman Ödülü’ne layık görüldü.

Yürümek, 12 Mart darbesinden sonra müstehcenlik gerekçesiyle toplatıldı ve Sevgi Soysal TRT’deki görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Siyasi tutuklu olarak Yıldırım Bölge’de sekiz ay, sonrasında sürgüne gönderildiği Adana’da iki buçuk ay geçirdi.

Cezaevi anılarını Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu başlığıyla Politika gazetesinde tefrika etti ve kitaplaştırdı. 1975’te yayımlanan ve büyük ilgi gören Şafak, Adana’da komünizmi övme suçundan sürgünde bulunan bir kadın yazarın başından geçen olaylar etrafında örülüydü.

Sevgi Soysal yetmişli ve seksenli yıllarda, “12 Mart dönemi yazarı” olarak görülüyordu ki, bunun gayet anlaşılabilir nedenleri vardı. 12 Mart Soysal’ın hayatı ve yazarlığı üzerinde derin izler bırakmıştı. Ne var ki Sevgi Soysal’ın meselesi bununla sınırlı değildi. Yapıtları zaman içerisinde farklı okumalara konu oldu ve farklı kuşakların beğenisini elde etti.

1992’de Işıl Özgentürk, Soysal’ın erken dönem yapıtlarından Tante Rosa‘yı senaryolaştırdı ve Seni Seviyorum Rosa adıyla filme çekti. Yükselen feminist hareketin de etkisiyle, Soysal’ın bu ilk dönem yapıtları, özellikle de Yürümek ile Tante Rosa, edebiyat tarihinin tozlu sayfalarından kurtarılarak günışığına çıkarıldı. Özgürlük arayışındaki kadınlar, erkek eleştirmenlerin bir zamanlar “yabancı ve uyumsuz” bularak yadırgadıkları Bavyeralı Rosa teyze ile ortak meselelerini keşfettiler.

Bu yeniden okuma girişimi, Soysal’ın son dönem “politik” yapıtlarını arka plana itmedi. Tam tersine yapıtların arasında bir süreklilik olduğu görüldü. Örneğin, bireysel olandan toplumsal olana geçememekle eleştirilen Elâ (Yürümek) ile iç hesaplaşmasını gözaltında iken sürdüren sosyalist Oya (Şafak) arasındaki bağlar açığa çıkarıldı.

Sevgi Soysal’ın beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan, kimi zaman da karaya çalan hınzırca bir mizahla yüklü anlatısı pırıltısını ve önemini koruyor. Yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle tedavi görmekte olan Sevgi Soysal, üzerinde çalıştığı son romanı Hoş Geldin Ölüm’ü tamamlayamadan 22 Kasım 1976’da hayata veda etti.

Kaynak: Çatlak Zemin

En Çok Okunan

Belçika’nın Kürt bakanı Zuhal Demir’e tehdit mesajı

Belçika’nın Flaman Bölgesi'nin Çevre ve Adalet Bakanı Zuhal Demir sosyal medya üzerinden tehdit ve hakaretlere maruz kaldı.  Demir, Türkçe...

Almanya’dan Dr. Büyükavcı hakkında sınır dışı kararı

Almanya, TKP/ML davası kapsamında 3 yıl 6 ay hapis cezası verilen Dr. Dilay Banu Büyükavcı’nın sınır dışı edilmesine karar verdi. “Solidaritätbündnis mit...

Suruç gazisi Dağ’ın cenazesi Bern’den İstanbul’a uğurlandı

Suruç Katliamı'nda ağır yaralanan ve İsviçre'nin Bern kantonunda yaklaşık üç aydır siyasi sürgün olarak yaşayan Sezgin Dağ, kalp krizi sonucu hayatını kaybetti....

“Bir başkadır” dizisi ve bir Türkiye alegorisi – Cemalettin Efe

Muhakeme yetisi olanlar açısından TV artık seyredilmeye değer bir medya aracı olmaktan çıktı. Birkaç istisna dışında Türk TV kanallarını seyretmek bir nevi...

Almanya Ülkücü Hareket’i engelledi!

Fransa’nın geçtiğimiz günlerde şiddet olaylarına karışan Bozkurtlar'ı veya diğer adıyla Ülkücü Hareket'i yasaklamasının ardından Almanya’da da benzer bir yasa tasarısı bu akşam...

Cem Özdemir: “Alparslan Türkeş bir Hitler sempatizanıydı”

Deutsche Welle Türkiye'den Elmas Topçu Yeşiller milletvekili Cem Özdemir ile ülkücülere yönelik yasağın incelenmesini talep eden, beş partinin hazırladığı ortak teklifi konuştu.

Yurt dışında yaşayıp da Türkiye’de parası veya yatırımı olanlar, dikkat!

Avrupa Birliği üyeleri başta olmak üzere 107 OECD ülkesi ile yapılan “Finansal bilgilerin, banka ve altın hesaplarının karşılıklı otomatik olarak paylaşımı” anlaşmasının...

Lümpen rejimin kırılganlığı – Ertuğrul Kürkçü

Devlet Bahçeli uğraştı, didindi “ülkü ve ülke sevdalısı olan, davasının gözü kara yiğidi” dediği Alaattin Çakıcı’yı hapisten kurtardı. O da “lider”ine minnet...

“Eşitiz işte sus” beyanına itibar etmeyin, altında çokça şiddet barındırıyor*

Alevi kurumlarda da “dışarıya” karşı herhangi bir olumsuzluğun yansıtılması istenmediği gibi iç ilişkide de erkek şiddeti ile yüzleşmek istenmiyor zira kadın ve...

Kadın İşçi Yayın Hayatına Başlıyor

Kadın İşçi, 17 Kasım 2020 Salı günü yayın hayatına başlıyor. Ücretli kadın emeği emek piyasalarında en değersiz, en görünmez,...